Kendi Bahçene Bak – New York Mektupları

Kendi Bahçene Bak – New York Mektupları

Manhattan’ın göbeğinde bir meydan var, adı “Columbus”. Taksilerin fır döndüğü göbeğin ortasında uzun bir sütün, tepesinde heybetli ve gururlu bir adam, ismi Cristopher Columbus. İsmi çok önemli değil, sonu pek de hayırlı olmayan bir adam. Ancak neyi simgelediği çok daha önemli. 1492’de beyaz adamın Amerika’ya ayak basmasını ve sonrasında kıtayı silip süpürmesini simgeliyor. Beyaz adam [...]

Sınırı aşmak

Sınırı aşmak

Sesi kısık yaşlı baba anlatıyor: “İki oğlum beni ziyaret ettikten sonra kente dönmek üzere otobüse bindiler uğurladım, sonra bir daha görmedim onları, ateşlenmişler, ilerdeki kasabada indirmişler, hastaneye yatırmışlar, ertesi gün kireçli bir mezara yan yana gömmüşler”. Oğullarını ebola virüsü yüzünden kaybeden baba, doktorların ölüm nedenini iki gencin pazardan alıp yedikleri avlanmış maymun etine bağladıklarını söylüyor [...]

Annemin Kemikleri…

Annemin Kemikleri…

Doğu Karadeniz sahil şeridinde duble yolda ilerlerken acıyla kara sulara karışamayan dik yamaçlara bakakalıyorum. Kıyı kalmamış, kıyıyı yol almış. Bir vadiden içeri giriyorum. Sol yamaçta dev bir çukur. Kayalar patlamış, saçılmış. Alınan kayalarla kıyı doldurulmuş. Yeşil örtünün ortasındaki bu çirkin yaranın içinde, kurumuş kökler,  koparılmış sinirler ve damarlar gibi uzanıp kalmış. Wanapum Yerlilerinin ruhani lideri [...]

Sultan Cesedi

Sultan Cesedi

Kısacık hayatımda pek çok ölüm gördüm, ama böylesiyle hiç karşılaşmadım. Onu ben çocukken tanıdığımda hayat doluydu. Her tarafından canlılık fışkırırdı. Kışın buz tutmuş yüzeyinde kayarak kanallardan içerilere kadar giderdik. Her dönemeçte bir sakarmeke sürüsü kalkardı. Baharla sazlar yeşerir, boyları iki metreyi aşardı, sazların arasına büyük bir kuş kolonisi kurulur binlercesi burada dostluk içinde yuvalarına yumurtlarlar [...]

Çağın Farkında Olmak!

Çağın Farkında Olmak!

Öyle zamanlar vardır ki büyük değişikliklere gebedir. Sanki zamanın döngüsü kendi yükü altında ezilir. O gerginliği hissedenler önümüzde açılmaya başlayan geleceğin nereye gideceğinden endişelidir. Çünkü o gelecek olumlu bir dünya yaratabilecekken bir hızlı çöküşe doğru da gidebilir. İkinci Dünya Savaşı öncesinde dünya kaynaklarının paylaşımı üzerine gelişen hızlı değişim sırasında biliyoruz ki, Alman halkının büyük çoğunluğu [...]

Doğa ile Savaş ve Barış

Doğa ile Savaş ve Barış

Bir zamanlar bir karikatür görmüştüm; Beyaz önlüklü bilim adamı: İnsanlık Doğa’ya karşı savaşını kazanmıştır! Düşünceli bir vatandaş: Demek Doğa kaybetti... Doğa gün geçtikçe ona açtığımız savaşta yeniliyor ve Doğa ile birlikte hepimiz kaybediyoruz. Doğa’ya karşı savaş 19. yüzyılla beraber iyice acımasızlaştı. O zamanın hakim güçlerinden Britanya İmparatorluğu’nun amacı bütün dünyayı boyunduruk altına almaktı. Dönemin kültürel ve [...]