Çocukluk yıllarına dönüyor, ormanın oyun alanı ve keşiflere rehber olduğu günlere… Ormanın içindeki patikalarda gezinirken, yıkılmış dev bir göknarın kökünden fırlayan iki sincap gördü. Nereden çıktıklarını anlamak için ilerledi. Ne görsün? Kökün içi tamamen oyuk, aynen bir fıçı gibi. İçi mis gibi çürümüş odun kokuyordu. Yosunlar kaplamış iç duvarlarını, yumuşacık dibi. İçine atladı, saklandı, burası […]
Öyle zamanlar vardır ki büyük değişikliklere gebedir. Sanki zamanın döngüsü kendi yükü altında ezilir. O gerginliği hissedenler önümüzde açılmaya başlayan geleceğin nereye gideceğinden endişelidir. Çünkü o gelecek olumlu bir dünya yaratabilecekken bir hızlı çöküşe doğru da gidebilir. İkinci Dünya Savaşı öncesinde dünya kaynaklarının paylaşımı üzerine gelişen hızlı değişim sırasında biliyoruz ki, Alman halkının büyük çoğunluğu […]
Bir zamanlar bir karikatür görmüştüm; Beyaz önlüklü bilim adamı: İnsanlık Doğa’ya karşı savaşını kazanmıştır! Düşünceli bir vatandaş: Demek Doğa kaybetti… Doğa gün geçtikçe ona açtığımız savaşta yeniliyor ve Doğa ile birlikte hepimiz kaybediyoruz. Doğa’ya karşı savaş 19. yüzyılla beraber iyice acımasızlaştı. O zamanın hakim güçlerinden Britanya İmparatorluğu’nun amacı bütün dünyayı boyunduruk altına almaktı. Dönemin kültürel ve […]